Mahkumlara Yoğurt Gönderen Berivan Kerime Yenge-1
Bayram Ali Çetinkaya 1 Annemin babası Hacı Mustafa dedem ile Babamın babası Hacı Ali dedemlere akraba olan Hüseyin Dayı (Ürün) ve eşi Kerime Yenge’yi anlatmadan önce, bu akrabalığın öncelikle dostluk ve arkadaşlıkla başladığını söylemek gerekir. Zira Hüseyin Dayının ailesi Yunak’tan çıkıp tuz gölüne giderken, yol üzerinde köyümüz Hacıfakılı ve Çetinkaya yaylasına uğrarlar, dinlenirler, kalırlar, nefeslendikten sonra yollarına devam ederler. Dedelerim de satmak için yanlarına aldıkları tereyağı ve peynir gibi maddeleri alırlar, Akşehir’e yakın olan Sultandağı’na giderler. Giderlerken de, Hacıfakılı’dan yola çıkan Dedemler, yolda Yunak’a uğrarlar. Oraya yerleşmeden önce kimseleri bulunmadığı için, Hüseyin Dayıların (Ürünlerin) evlerinde kalırlar. Sultandağı’na götürdüklerini takas yaparak kurutulmuş meyveler (kak), ‘çir’ denilen kurutulmuş erikler satın alıp geri dönerler. Daha sonraları Dedemler, köyden Yunak’a taşınmayı düşünürler. Ancak küçük yerlerin birtakım sıkıntıları olur düşüncesiyle Akşehir’e gitmeye karar verirler. Ürünler ailesi ise, sevgilerinden dolayı Dedemlerin Akşehir’e taşınmalarını istemezler. Yunak’ta kalmalarını isterler, kendilerine ‘yabancı’ olarak bakılmayacağını ve bunu temin edeceklerine ifade ederler. Nitekim kader onların arzularına göre tecelli eder, bizimkiler de Akşehir yerine Yunak’ta ikamet etmeyi seçerler. Bunun sonucunda gelişen olaylarla birlikte, hemen Çetinkaya sülalesi ve Ürün ailesi arasındaki ilişki ve dostluk daha da gelişir, akabinde hısımlık olur, nihayetinde iki sülale için yüz yıla yakın bir tarih geride bırakılır. Kerime Yenge’nin kocası Hüseyin Dayı, tarla alacak, ancak bir sıkıntısı var. Parası yanında değil, yakın ilçe Akşehir’de bulunmaktadır. Tarlayı satacak olan kişi, parasını hemen nakit olarak istemektedir. Hüseyin Dayı, Yunak’ın ana caddesinde kafası önde bunları düşünürken, Hacı Mustafa Dedemin veya Hacı Ali Dedem’in manifatura dükkanının önünden geçer. (Zira her ikisinin de manifatura dükkanları var.) Dedem, ondaki bu mahzun ve buruk hali görünce, hemen seslenir Hüseyin Dayı’ya. O, dükkânın içerisine girdiğinde, Dedem halinin neden düşünceli olduğunu sorar. O da içinde bulunduğu sıkıntılı durumu anlatınca, Dedem bunun için mi üzülüyordun der. Kasasını açar, tarla için gerekli parayı verir, git satın al der. O da tarlayı geciktirmeden hemen satın alır. Bir müddet sonra, Hüseyin Dayı, aldığı ödünç parayı, bekletmeksizin öder. Bu yardımdan dolayı, Dedemlere çok dua eder. Ancak Hüseyin Dayı, Dedem’in kendisine yaptığı iyiliği hayatı boyunca hiç unutmaz. Çocuklarına bu yardımlaşma olayı anlatır. Nesilden nesle bu hadisenin anlatımı devam eder. |
820 kez okundu
YorumlarHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın |